Saraybosna Eğitim Geliştirme Vakfı (SEDEF) Başkanı Hasan Topaloğlu STAV Dergisi'ne röportaj verdi

“ÇOK GEÇ OLMADAN ÇOCUKLARINIZI FETÖ OKULLARINDAN KURTARIN”

Saraybosna Eğitimi Geliştirme Vakfı “SEDEF”in Başkanı Hasan Topaloğlu "Bosna Hersek’teki aileler FETÖ’nün (Fethullahçı Terör Örgütü) oluşturduğu tehlikenin tam anlamıyla farkında değiller. Türkiye’deki aileler de bu terör örgütüyle ilgili çok daha fazla olumsuz örnek ve tecrübeye rağmen 15 Temmuz'a kadar bunun farkında değildi. Halkımız FETÖ'nün ne olduğunu tam anlamıyla o zaman anladı. Bosna Hersek Halkının bunu tecrübe etmesine gerek yok, sadece FETÖ destekçilerinin Türkiye’de ne yaptıklarına baksınlar ve buna göre karar versinler" dedi.

Saraybosna Eğitimi Geliştirme Vakfı “SEDEF”, 2001 yılında Saraybosna’da kuruldu ve sadece iki yıl sonra Uluslararası Saraybosna Üniversitesini (IUS) açtı. Vakfın Başkanı Hasan Topaloğlu, Stav Dergisi için şimdiye kadarki projelerinden, gelecekteki planlarından ve FETÖ’nün Bosna Hersek’teki etkisinden bahsetti.

STAV: “SEDEF” Vakfı 2001 yılında kuruldu ve faaliyetlerine IUS üzerinden başlayıp daha sonra İsa Beg İshakoviç İlkokulu ve Lisesi üzerinden gerçekleştirmeye devam etti. “SEDEF”in eğitim üzerinden sunduğu nedir?

HASAN TOPALOĞLU: “SEDEF” Vakfı öncelikle üniversitenin oluşturulması için kuruldu. Vakıf 2001 yılında kurulmasına rağmen fikir 1997 yılında oluştu. O zaman rahmetli Aliya İzzetbegoviç Cumhurbaşkanı, Fahrettin Rizvanbegoviç ise BH Federasyonu Kültür Bakanı idi. Rahmetli İzzetbegoviç o zaman iki ülke gençleri arasında kaynaşmaya da vesile olacak bir üniversitenin kurulması isteğini dile getirdi. Şu anki Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan o zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idi ve birkaç kişiyle bu fikir üzerinde çalışmaya başladı. Üniversite kurmak için önce bir vakıf kurmamız gerektiğini anladık. Böylece 2001 yılında, Bosna Hersek’te savaş sonrası ilk kurulacak olan bir vakıf kurduk. Çalışmalarımızı Çengiç Vila semtinde, eski yerimizde başlattık ve üniversitemiz ilk öğrencilerini 2004 yılında kabul etmeye başladı. İlk yıl, 19’u Bosna Hersek’ten yüzde yüz burslu 72 öğrencimiz vardı. 2005 yılında şu an Ilıca’da bulunduğumuz yeri aldık, beş yıl sonra da bugün dahi kullandığımız yeni yerleri açtık. Şimdiye kadar yaklaşık 40 milyon avro harcadık. Projenin başında yatırımlarımızın bu kadar büyük olacağını tahmin bile edemezdik. Küçük bir bütçeyle yola çıktık. Her şeye iyi niyetli başlamıştık ve bu sayede bugünkü yatırıma ulaştık. Avrupa Hareketi 2015 yılında IUS’u Balkanlar’daki en iyi üniversite olarak seçti. Diğer ödüllerimiz de bugüne kadarki çalışmalarımızın şahidi. Vakfın tüm kurucuları adına konuşabilirim ki hiçbirimiz bu projeye ödül almak ve takdir görmek için girmedik. Sadece iyi bir şey yapmak için girdik çünkü burada hiçbir maddi getiri yok. Üniversitemiz, ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlenmesine ve gençlerin birbirlerini daha iyi tanımalarıyla diyaloğun ilerlemesine katkı sağladı. Rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in isteğini öyle veya böyle yerine getirdiğimiz için mutluyuz. Kendisi gençleri de yakınlaştıracak uzun vadeli bir katkı sağlamamızı arzulamıştı, bu arada bunu da yapmış olduk.

STAV: Arkanızda bıraktığınız yıllara nasıl bakıyorsunuz? IUS hedeflenen her şeyi yerine getirdi mi?

TOPALOĞLU: Başarımızı, öğrencilerimiz ve onların ebeveynleri ölçüyor. IUS’un hedefini ve görevini yerine getirdiğini düşünüyoruz. Bunun yanı sıra üniversitemizde 50 farklı ülkeden öğrenci okuyor. Şu anda yaklaşık yüzde 45’i Bosna Hersekli 1.750 öğrencimiz var. Bu sayıyı daha da artırmak istiyoruz ama bürokratik engellerle de karşılaşıyoruz. Örneğin kısa süre önce İspanya’dan bir öğrencimiz vardı ve ülkesinden sabıka kaydı olmadığına dair belge aldı ama buradaki kurumlar ondan özel bir mühür istedi. Bu prosedürler yüzünden bir ay beklemek zorunda kaldı. Bu ve bunun gibi durumlar çok sık oluyor ve bu da öğrencilerin diğer ülkelerden gelmesini zorlaştırıyor. Avrupa’dan Bosna Hersek’e gelen öğrenciler, daha başta böyle sorunlarla karşılaştıklarında çok kolay bir şekilde vazgeçebiliyor. Halbuki bu şehir Avrupa’nın üniversite şehri olabilir, bunun için büyük bir potansiyele sahip. Tabii ki bunun için sadece IUS yeterli değil, başka üniversiteler de var ama bürokrasinin bize yardım etmesi ve kolaylıklar sağlaması gerekiyor.

STAV: Kısa süre önce IUS’ta burs sınavı gerçekleşti. Yerli öğrenciler buna ilgi gösterdi mi? Geçen seneye kıyasla ilgide bir artış var mı?

TOPALOĞLU: Bosna Hersek’teki gençler arasında IUS’un “bir numara” olduğunu görüyoruz. IUS’u her sene tüm liselerde tanıtıyoruz ve burs sınavları düzenliyoruz. Burs sınavına girmek isteyen tüm öğrencilere, hangi şehirden geliyor olurlarsa olsunlar, üniversitemize kadar ulaşımlarını ve sınav günü öğle yemeklerini sağlıyoruz. Yüzde 40’tan 100’e kadar burslar sunuyoruz. Bu sene iki sınav gerçekleştirdik. Birincisi medrese öğrencileri içindi. 350 öğrenciden 290’ı sınava katıldı. İkinci sınav da diğer liselerden öğrenciler için gerçekleşti. Buna 2.010 öğrenci başvurdu, 1.600’ü sınava katıldı. Sınavdan sonra tüm öğrencilere sonuçları ve bursları bildirdik ve önümüzdeki günlerde kayıt için çağıracağız. Mayısta üçüncü bir sınav yapacağız. Bunu geçen seneyle kıyaslarsak bu sene yaklaşık yüzde 50 oranında daha fazla öğrenci başvurdu. Yıl sonuna kadar yaklaşık 3.000 öğrenci sınava tabi tutulacak ve yaklaşık 300 öğrenciyi üniversitemize kabul edeceğiz. Bunlardan yaklaşık 40’ı yüzde yüz burslu okuyacak. Tam da verdiğimiz yüksek burslardan dolayı vakıf olarak her sene Üniversiteye ek finansal destek vermek zorundayız.

STAV: IUS’u Bosna Hersek’teki diğer özel üniversitelerden ayıran nedir?

TOPALOĞLU: Öncelikle IUS’un kendi kampüsü ve laboratuvarları olduğunu söyleyebiliriz, bu da bizi diğer üniversitelerden ayırıyor. Türkiye’de bir deyim vardır, kötü malzeme ile iyi iş yapılamaz. Öncelikle kaliteli bir kampüs ve öğrencilerin iyi sonuçlar alması için ihtiyaç duydukları her şeyi sağlamak istedik. İkincisi ise öğretim kadromuz. Üniversitemizde Amerika'dan Malezya'ya kadar 15 farklı ülkeden profesörler ders veriyor ve bu kalite bizi diğer üniversitelerden ayırıyor. Üçüncü olarak, öğrencilerimizin kalitesini ekleyebiliriz. Daha önce de söylediğim gibi sınava alınan öğrencilerin yaklaşık yüzde 10'unu kabul ediyoruz çünkü en iyilerini seçiyoruz. Ayrıca Türkiye'den gelen öğrenciler, Türkiye'deki sınavlardan iyi sonuçlar almış olmalı. Herhangi bir sınav olmadan öğrencileri almamız daha kolay olurdu, böylece kendimize finansal açıdan kolaylık sağlamış olurduk. Ancak üniversitemizin, öğrencilerimizin kalitesiyle tanınmasını istiyoruz. Bu nedenle kalitemizi korumak adına daha az gelirimiz olmasını kabul ediyoruz. Son olarak bizi diğerlerinden ayıran şey, öğrencilerimizden gerçekten öğrenci olmalarını yani derslere katılmalarını beklememizdir. Bu nedenle kaliteli eğitim sağladığımızı iddia ediyoruz. Bunu, öğrencilerimizin mezun olduktan sonra kolayca iş bulması kanıtlıyor.

STAV: Bosna Hersek’te FETÖ ile bağlantılı olduğu iddia edilen eğitim kurumlarının olduğu ve Türkiye'de bir darbe girişiminden sonra belli sayıda öğrenci kaybettiklerinin duyulması sizi etkiledi mi? Bunların arasında IUS'a geçmek isteyen öğrenciler var mıydı?

TOPALOĞLU: Türkiye'de darbe girişiminden hemen sonra, Saraybosna'da FETÖ'ye bağlı bir üniversiteden IUS'a geçmek isteyen 85 öğrenci başvuruda bulundu. Onların taleplerini kabul ettik ancak sınava tabi tutulmak zorunda kaldılar. Önce İngilizce sınavına girdiler. Fakat bu üniversitenin üçüncü sınıfta olan ve İngilizce olarak eğitim verdiği varsayılan öğrencilerin bizim üniversitemizde başlangıç sınavını bile geçemediklerini fark ettik. Bu yüzden eğitim standartlarımıza uygun olan 85 öğrenciden sadece 12’sini aldık. Beklediğimiz kalite nedeniyle diğerlerini alamadık.

STAV: FETÖ çoğunlukla Bosna Hersek'te de olduğu gibi eğitim yoluyla faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitimi nasıl kullanıyorlar?

TOPALOĞLU: FETÖ, eğitimi daha sonra kullanabilecekleri kişilere erişmek için bir köprü olarak kullanıyor. Yedi yaşından itibaren çocukları alıp eğitim yoluyla onları istedikleri şekilde eğitiyor, başka bir deyişle onlardan askerler yaratıyor. Ebeveynler, çocukları için en iyisini istiyor bu yüzden de birçok şeyi kabul ediyor. FETÖ'nün eğittiği çocuklar üzerinden ebeveynler de manipüle edilmiş oluyor. FETÖ, eğitim yoluyla çocuğu “ellerine alıyor” ve zamanla çocuğu kazandığında ebeveynleri de kazanıyor. Ebeveynler bunu reddederse çocuk aileden uzaklaşıyor çünkü artık bağımsız olarak değil FETÖ'den aldığı talimatlara göre düşünüyor. Çocuklar ilk önce ailelerine, daha sonra dine ve en sonunda da vatana düşman oluyor. Bunu bizim ülkemizde Türkiye’de yaptılar. 15 Temmuz’da, sivillerin arasında kendi ailelerinden birinin bulunup bulunmadığına bakmadan kendi halklarına ateş açtılar. Kendi halkına, vatanına uçaklar, tanklar, tüfeklerle saldıran böyle bir terör örgütü Bosna Hersek gibi bir ülkede de aynısını yapabilir.

STAV: Ebeveynlere mesajınız nedir?

TOPALOĞLU: Bosna Hersek’teki ebeveynlerin FETÖ'nün getirdiği tehlikenin henüz tam olarak farkında olmaması normal. Bu terör örgütünün destekçileri ile çok daha olumsuz örnekler ve tecrübelerimiz olmasına rağmen Türkiye’deki ebeveynlerimiz de 15 Temmuz’a kadar bunun farkında değildi. O zaman halkımız FETÖ'nün ne olduğunu tam manasıyla anladı. Bosna Hersek halkının bunu tecrübe etmesine gerek yok, sadece FETÖ destekçilerinin Türkiye’de ne yaptıklarına baksınlar ve buna göre karar versinler. Çocukları FETÖ okullarında olan ebeveynlerin geç olmadan tepki göstermesini öneriyorum. Muhtemelen çocuklarının özel okullarda eğitim görmesinden büyük memnuniyet duyuyorlar. Maalesef bu okullarda çocuklarınızı kaybedebilirsiniz. Biz bunu bizzat yaşadık. Öğrenmenin en iyi yollarından biri diğer insanların tecrübelerine bakmaktır. Bunu, bizim tecrübelerimiz üzerinden yapabilirsiniz. Geç olmadan çocuklarınızı bu okullardan kurtarın.

STAV: SEDEF Vakfının eğitim sistemi kreşten, ilkokul, ortaokul ve liseden, üniversitelere kadar kapsamlı bir hale geldi. Gelecekteki planlarınız nelerdir?
TOPALOĞLU: Misyonumuz bitmedi, ömür boyu sürecek. Vakfımızı sadece üniversite için kurmuş olsak da zamanla bu ilk hedefin yeterli olmadığını ve diğer eğitim düzeylerinin de gerekli olduğunu fark ettik. O zamanki Başbakan ve şimdiki Cumhurbaşkanı Erdoğan 2012 yılında Bosna'yı ziyaret ettiğinde hem ilkokul hem de ortaokulları açmamız gerektiğini söyledi. İsa Beg İshakoviç İlkokul ve Lisesi'ni 2014 yılında devraldığımızda, öğrenci sayısı 109'du ve sadece iki yıl içinde bu sayı 220'ye yükseldi. Bunun ardından liseyi de açtık. Misyonumuz burada bitmedi, her zaman eğitim kalitesinin yükseltilmesi için çalışmalıyız. Her seviyedeki öğrenciye kaliteli eğitim sunmaya devam edeceğiz. Önemli olan, eğitim platformumuzun arkasında hiç kimsenin bulunmaması ve FETÖ ile ilişkili kurumlarda eğitim gören çocukların kurtarılmasıdır.

 

 

Location

Türkiye

Feshane Cd. No 21 Eyup Istanbul
Türkiye

Bosna Hersek

Hrasnička cesta 15, 71210 Ilidža, Sarajevo
Bosna i Hercegovina

 

Contact

Give us a call at +090 212 563 91 36 
+090 212 563 91 79

Email us at info@sedef.ba

 

Newsletters

Subscribe and get the latest updates, news, and more...
Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.